<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beyza Mert, Author at Arkitektuel</title>
	<atom:link href="https://www.arkitektuel.com/author/beyzamert/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.arkitektuel.com/author/beyzamert/</link>
	<description>Mimarlığın Türkçesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Apr 2021 19:13:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">124388306</site>	<item>
		<title>Michael Hays &#8211; Mimarlığın Arzusu</title>
		<link>https://www.arkitektuel.com/michael-hays-mimarligin-arzusu/</link>
					<comments>https://www.arkitektuel.com/michael-hays-mimarligin-arzusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beyza Mert]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2020 17:47:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[aldo rossi]]></category>
		<category><![CDATA[architecture's desire]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Tschumi]]></category>
		<category><![CDATA[cannaregio]]></category>
		<category><![CDATA[Duvar Ev]]></category>
		<category><![CDATA[geç avangard]]></category>
		<category><![CDATA[john hejduk]]></category>
		<category><![CDATA[Michael hays]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlığın arzusu]]></category>
		<category><![CDATA[parc de la villette]]></category>
		<category><![CDATA[peter eisenman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.arkitektuel.com/?p=18516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mimarlık, sosyal düzenin altında simgeler ve imleme süreçleri alanına müdahale etmenin bir yoludur. Başlıca görevi, şeylerin yaratımından çok kavramların ve özne konumlarının inşası olan toplumsal simge üretimidir.</p>
<p>The post <a href="https://www.arkitektuel.com/michael-hays-mimarligin-arzusu/">Michael Hays &#8211; Mimarlığın Arzusu</a> appeared first on <a href="https://www.arkitektuel.com">Arkitektuel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-8"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
		<div class="wpb_wrapper">
			<h4 style="text-align: center;"><b>Lacan Işığında Bir Mimarlık Okuması </b></h4>
<h5><b>Arzu</b></h5>
<p>Mimarlık, sosyal düzenin altında simgeler ve imleme süreçleri alanına müdahale etmenin bir yoludur. Başlıca görevi, şeylerin yaratımından çok kavramların ve özne konumlarının inşası olan toplumsal simge üretimidir. Kavram ve özne konumlarında inşa edilen şey aslında mimari bir dürtü veya tavırla ortaya çıkmaktadır. Bunları açığa çıkarmak için birtakım özel kuramsal teknikler ile yöntemlerin konuya uygulanması gerekmektedir. Bu mimari dürtü, günlük sosyal yaşamın ve onun birçok çeşit pratiğinin parçasıdır. Lacan&#8217;a göre gerçek bir toplumsal duruma ve çelişkiye getirilen düşsel bir &#8220;çözüm&#8221;dür.</p>
<p>Tarihte, özellikle 1966 &#8211; 1983 yılları arası belli mimari uygulama biçimleri, felsefi emeller taşımaktadır. Mimarlığın en temel birimlerine ve onların birleşim mantıklarına yönelik bir arayış görülmektedir. Aldo Rossi&#8217;nin tekil tipolojik kalıntıları, Peter Eisenman&#8217;ın çerçeveleri, düzlemleri ve ızgaraları, John Hejduk&#8217;un duvarı ve Bernard Tschumi&#8217;nin mimari dürtüyü tetikleyen ve çerçeveleyen sinegramatik kesitleri deneyim ve tercüme edilemeyecek mimari varlıklar olarak kabul edilmiştir. Bu dönemde mimarlık nesneleri basit birer yapı öğesi değil, bir temsil sistemi, benzeşik ve farklılıkları algılamanın bir yolu olarak yorumlandığı bir sınır durumuna ulaşmıştır. Bu dönemdeki öz-sorgulamalar, mimarlığı dile dönen disiplinlerle hizalama olanağı vermektedir.</p>
<p>1970&#8217;li yıllarda mimarlık kapitalist bir toplumda iş görebildiği kadarıyla o toplumun yapısını kendi mantık ve biçimleri içinde yeniden üretmekteydi. Mimarlık direnç gösterdiği anda kapitalizm onu görevden almaktaydı. Bu yüzden bu ortam Tafuri&#8217;nin deyişiyle &#8220;büyüsünü yitirmiş avangard&#8221;, Peter Bürger&#8217;in deyişiyle neo-avangard veya Michael Hays&#8217;a göre geç avangard olarak adlandırılmıştır. Geç avangard, özerktir, hakiki avangard yönelimleri reddeder ve avangardın, sanatı yaşam pratiğine geri döndürme yönelimini inkar etmektedir. Başarı ölçütü artık mimarlığın zihinlerde yeni ve daha iyi bir dünya canlandırma etkinliği değil, modern yaşamın rastlantısal koşulları içinde, bedenin taleplerini karşılama, biçimi dış hassasiyetlere, mantıksal gerekçelere ve hatta toplumsal görülere gönderme yapmadan kendi dili olarak yüceltme becerisinde yatmaktadır. İkinci olarak biçime kazandırılan özerklik, mimarlığın kendisini suça ortak eden sosyal düzene karşı durmasına müsaade eder, sisteme karşı etkiler üretmeye çalışan bir duruma getirir ve avangard şeyleştirilmiş biçimleri tekrarlarken onları bütünüyle yapılandırmış kendi içinde kapalı imler sistemine dönüştürmüştür.</p>
<p>Eisenman&#8217;ın gözünde bu dönem, içinde bulunduğumuz uğursuz tarihsel anın ve kendi öznel konumumuzun hatalı bir izdüşümünden ibarettir. Artık mimari nesnenin kendi başına bir şey olarak var olma hakkı elinden alınmaktadır. Kendinde nesne, bir kendinden farklı nesneye, imleyene dönüşür.</p>
<p>Sonuç olarak geç avangard; Michael Hays’in yapıları Jacques Lacan üzerinden okunmasını ele almaktadır. Geç avangard, mimarlığın kendi kendini sonlandırma tehdidiyle karşı karşıya kaldığında edindiği biçimdir. Sona ermiş olması gerekenin inatla varlığını sürdürmesini, birçok birikmiş teknik ve üretken negatifliği barındırmaktadır. Mimari simgesel kendi üzerine kapanmaya, kendini hiç tamamlamayacak pozitif bir anlam üretimi yerine engin imleyenler birikimi olarak görmeye başlamıştır. Geç avangardın kaybı ve yokluğu içe yansıtması mimari nesnenin gerçeklikle bağı kopmuş, içi boş, eksik olduğu anlamına gelmemektedir. Nesnenin kendi patolojik içeriğini doğrudan ele verdiğini göstermektedir. Belli bir eksikliğin varlık kazandığı salt biçimdir. Gerçek&#8217;in kendisinde radikal bir eksiklik tahayyül etmek için gerekli bir biçimdir.</p>
<p>Arzu, imleyenlerin, mimari niceliklerin ve saf yorumun titreşimli akımlarının sürekli üretimi, birbirine bağlanması ve yeniden bağlanmasıdır. Mimari arzu, geç avangardın nesnelerinde maddileşmektedir. Bu maddi işler, ortada bulunacak hiç bir şey olmadığını aslında pekala bilmektedir. Ancak Lacan&#8217;a göre arzu, arzuyu arzular. Ötekini arzulamaktadır. Aynı biçimlerin tekrarları da nesnesini arayan ve hedefi devamlı ıskalayan (&#8220;bu o değil&#8221;) bir arzudur. Geç mimari avangard, Gerçek&#8217;le hesaplaşmadır.</p>
<p><script async="" src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<h5><b>Analoji</b></h5>
<p>Mimarlığın Gerçek&#8217;i nedir? Tarih. Çünkü şehir, yani mimarlığın simgesel otoritesi, zorunluluğu salt içerikten ibaret değildir. Çok büyük bir insani sürecin neticesidir. Şehir tarihsel zorunluluğun aldığı mimari biçimdir. Biçim mimarlığa belli bir özgürlük tanırken, Tarih aynı olanın değişmez yinelenmesinde kendini zorla tekrar kaydettirir. Harabeler, terk edilmiş binalar, yıkımlar her şeyin ötesinde mimarlığın sonunu değil, Tarih cevherini ilan etmektedir. Kısacası şehir Aldo Rossi için eski ve yeninin, farklı ve benzeşin bir arada bulunduğu analojik bir yapıdır.</p>
<p>Tarihsel birikim, Aldo Rossi için arzunun yüreğindeki kökten eksikliği &#8220;anı&#8221; olarak okumamamızı tayin etmektedir. Şehrin mimari olarak tanımlama gücü, her mimarlıktan önce geldiği için tüm bu süreçte belirleyici bir yapı oluşturmuştur. &#8220;Anı&#8221;ları ve tarihsel birikimi yüzyıllardır bulunduran bu katmana Rossi Tip adını vermiştir ve Tipler arzunun eksikliği gidermek için Simgesel düzen içinden sivriltilmelidir. Ona göre bir öğenin tipolojik olması için, zaman geçse de belirgin biçimde aynı kalması, önceki ve sonraki durumlarıyla benzer olması gerekmektedir. Şehrin olanaklılık koşullarından türeyen nesneler ve olaylar bu Simgesel düzenin örtük ve bastırılmış gerçekliğinin izini sürerek, Şehrin zorunluluğundan çekip çıkardıkları yeni durumlar içinde onun biçimlerini özgürce yeniden üretmelidir. Tarih sahnesinden çekip çıkarılan nesneler ve olaylar dolayısıyla üretilen tipler, daha sonra şehrin matrisine geri yollanmalıdır ve kendilerine tümüyle yabancı bir ortam içinde sürüp gitmelidir. Tipler, bitmemiş bir mimari anlatının, Rossi&#8217;ye göre süreci ne kadar işlemesi gerekiyorsa, sonuna varması da o kadar imkansız olan büyük bir ortak anlatının benzeşleridir. Rossi&#8217;nin tipleri amansızca tekrarlaması ve birbiri yerinde kullanmasının sebebi Şehrin Simgesel düzeninin ona sahip olmayı arzulayan tipler karşısındaki kökten erişilemezliğinin sonuçları olarak okunmalıdır. Tipler, kendilerinden koparılmış halde, bu eksiklik yüzünden devam etmektedir ve arzunun kendisi de bu eksiklik yüzünden süregelmektedir.</p>
<p>Tipoloji bir kayıttır. Olayların bıraktığı izlerin, en eksiksiz biçimde anlaşılmalarına ve deneyimlemelerine imkan veren, böylece aksi halde yalnızca duygusal etkiler uyandırmakla kalacak durumlar hakkında düşünebilmeyi sağlayan bir temsildir. Şehir belirli tiplerin askıya alınıp taşındığı bir mecra ya da matris olarak değerlendirilebilir. Ayrıca Tip simgelemez, simgelenen olarak belirir. Kendisi temsil edilemez ve sonsuza dek ulaşılamaz olan belirleyici Simgesel düzenin bir temsili ve benzeşi olarak ortaya çıkar. Kapalı, sonuca vardırılmış, etrafını saran boyutun somut bir ölçüsüdür.</p>
<p>Rossi&#8217;nin tipolojik düşünme biçimi şeyleşmenin yalnızca cansız şeyler ürettiği yerde süreçleri, eğilimleri ve nicelikleri ayırt etme gücü vermektedir. Şeyleşmeyi en soyut biçimde yansıtan deneyim biçimi krizdir ve mimarlığın görevi bu krizler arasındaki süreçleri yansıtmaktır. Tip yaratmak toplumsal ve tarihsel anlamı geri kazanmak için tarihten, krizden hatta travma anından yapılmış bir soyutlamadır. Rossi&#8217;nin çalışmalarının özgünlüğü, mimari avangardın artık son bulduğu, duygusallığa geçit vermeyen bir serinkanlılıkla gösterebilmesidir.</p>
<p>Rossi&#8217;nin imgelerin hiç durmadan tekrar ettiği yapıtlarında kayıp ideal düzene duyulan bir nostalji hatta kayıp için tutulan bir yas olarak düşünülmüştür. Onun yapılarında yeni olan yeni olarak görünemez; ancak temsil edilemez negatif bir toplam olarak görünebilir. Rossi&#8217;nin mimarlığı &#8220;şimdinin gerçekliğine ters düşen bir mimarlıktır. Çizimlerinde &#8216;yeni hiçbir şey&#8217; yoktur. Analojik şehrinde yüzyıllar içinde biriken tortularından oluşan mimarlık o kültürel hafızanın maddileştirilmesi görülmektedir.</p>
<p>San Cataldo Mezarlığı&#8217;nda tarih düzleminden çekip çıkarılan kübik anıt, arzunun yüreğindeki eksikliği anı olarak yansıtırken, koni biçimindeki mezar simgesel düzenin bir temsilidir. Farklılıklar arası benzeşikler analojik şehirde iç içe geçmiştir. Ancak<span class="Apple-converted-space">  </span>bu eksikliği giderme sürecinin yolu kaçınılmaz bir başarısızlığa çıkıyorsa, bu hiçbir şekilde teknik bir yetersizliğin sonucu değildir. Bu başarısızlık aslında görevini başarıyla yapmanın imkansızlığından gelir. Dolayısıyla mimarlık, maddenin tarihsel talepleri gereği, sonu hüsranla bitecek olsa da üstlenilmesi gereken bir görevle karşı karşıyadır.</p>
<p><script async="" src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<h5><b>Tekrar</b></h5>
<p>Derrida&#8217;ya göre bu dönemde şehre anlam, kültür hayaletleri dadanmıştır ve şehri doğaya dönmekten alıkoyan da bu hayaletlerin varlığıdır. Simgesel düzen, şehrin üstüne çökmüş bir yapıdır. Klasik mimarlık modelinde etkili olan öz- kökenler ve amaçlardır. Ancak şehrin üstüne çöken yapıda bu bir simülasyon olarak gösterildikten sonra mimarlık için klasik model artık geçersiz sayılacaktır.<span class="Apple-converted-space">  </span>Bu soruna başka bir modelle yanıt vermek mümkün değildir. Eisenman&#8217;a göre ancak bu açmazı, bu kaybı simgeleyen bir model önerilebilir. Bu model olmayabilenden doğan; bir yokluklar yapısı teşkil etmektedir. Bir tedavi varsa şayet, bu kesinlikle biçimsel olmalıdır. Eisenman&#8217;ın arzu eksikliğini giderme biçimi, bu sebeplerle şehre çöken Simgeseli, yine simgesel düzenin figürü olan ızgara sistemiyle ele almaktır.</p>
<p>Eisenman&#8217;in biçimsel tedavi yöntemlerinden biri &#8220;yapay hafriyat şehirleri&#8221;dir.<span class="Apple-converted-space">  </span>Venedik şehrindeki Cannaregio projesi, Eisenman&#8217;ın Le Corbusier&#8217;in Venedik hastanesi projesinin geometrik bir soyutlamaya indirgenmiş halidir. Le Corbusier&#8217;nin projesi yerdeki bir dizi oyuğa, boşluğa indirgenir, malzemeden geriye sadece bir iz kalacak şekilde içi tümüyle boşaltılır, tanınabilir olmaktan çıkarılır ve bir kaybetme ve tekrarlama işlemine dönüşecek şekilde kalibre edilir, yinelenir.</p>
<p>Cannaregio, Le Corbusier&#8217;in hastanesinin çizimidir. Çünkü çizim tıpkı dildeki yazı gibi mimarlıkta zorunlu bir imgeleme, simgeleme ve kendi üzerine düşünme aracıdır. Çizim, imleyen aracılığıyla mimari bilinçdışından çıkıp giden işaretlerden oluşan bir mecradır. O nedenle çizim mimarlığın arzusuyla ve dolayısıyla Şehirle de ilgilidir. Çizim bir metafor, Şehrin kendisi tarafından üretilen arzunun yerine konmasıdır. Çizim bizi içine çeker. Arzu da kelimenin tam anlamıyla bir çekmek/çizmektir. Bir çekme ya da cezbetme kuvveti ve bu kuvvetin resimdeki izidir. Eisenman, başlanacak gerçek bir yerin yokluğunda, unutulan asıl projeyi halüsinasyon biçiminde yeniden üretir, aynı üstümüze çöken simgesel düzen gibi ancak bunu mimari arzunun bir nesnesi olarak değil, Simgesel düzenin yerleştirileceği, aynı zamanda bir yokluk ve eksiklik diyarı olan bir ortam olarak gerçekleştirmektedir.</p>
<p>Cannaregio projesi mimarlığın basitçe varlığa getirilemeyeceğini ilan eder: yalnızca tekrarlanma olanağının izi sürülebilir. Çünkü her metin ancak belli bir tekrar olarak varlık bulur, tekrar ettiğine ve onu tekrar edene göre varolur.<span class="Apple-converted-space">  </span>İster kendinde ister onu tekrar eden metinde, asla kendinden mevcut olamaz.</p>
<p>Yakından incelendiğinde bu nesneler hiçbir şey içermediklerini açık ederler. Bağlama biçimsel olarak eklenmiş gibi görünen katı, cansız bloklardır. Bir iz bırakır, önceki varlıklarının yokluğuna işaret ederler. Varlıkları sadece bir yokluktur. Canneregio&#8217;da, özgülenmiş, parçalanmış ve iki defa içi boşaltılmış imleyenler, en temelde kaybın simgeleştirilmiş tekrarlamalarıdır.</p>
<p>Projenin ızgara planı yok olan kökeni ifade eden, yerdeki boşluk veya oyuk, &#8220;rasyonalite boşluğunu simgeler&#8221;, &#8220;geleceğin boşluğunu&#8221; simgeler ve &#8220;geleceğin evleri için potansiyel araziler ya da geleceğin mezarları için potansiyel araziler&#8221; olarak anlaşılabilir. Kodları çözülüp tamamen başka bir şekilde okunabilen modernist ihtirastların bu yeni yazılımları kendi başına hiçbir içeriği olmayan alegorik diyagramlardır. İçi oyulduktan sonra tümüyle farklı bir içerikle yeniden doldurulabilen yapılar da alegorik nesnenin tanımlayıcı bir özelliğidir.</p>
<p>Geleceğe doğru iyileştirerek ilerleme ideolojisi burada nesne olarak değil, simgelenmiş nesne olarak, mimari Simgesel tarafından yetkilendirilen nesne olarak kavranır. Bizzat nesnelerin sevk ettiği yeni okuma pratikleri yoluyla simgesel bir tarzda üretilir. İyi tasarım fikrinin tahliye edilmesi olayı vardır.</p>
<p>Var olanı tekrarlamaktan aynı anda alınan haz ve estetik yarılmanın verdiği mutluluk, haz mimarlığıdır. Sınırlı kültürel kodlar, önceden var olan öğeler envanteri içindedir. Böylesi işlemlerin açtığı deneyim Lacan&#8217;ın zevk <em>(jouissance)</em> kavramını geliştirir. Aynı anda yaşanan zevk ve kayıp eşleşmesi yaşanmaktadır.</p>
<p>Artık fikirlere ve nesnelere önceden anlamlarını veren bağlam uçup gitmiştir. Bugün sadece nesneler manzarası vardır. Anlamları varmış gibi gözükse de tarih boşluğuna konuşurlar. Bu boşluğun farkına varılışı kahredici bir etki yaratır. Geçmiş, şimdi ve geleceğin yeniden biçimlendirilmesini talep eder. Anlamlı olmak için hem nesneler hem yaşam bu yeni gerçekliği kabul etmek ve simgelemek zorundadır.</p>
<p><script async="" src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<h5><b>Karşılama</b></h5>
<p>Rossi projelerinde sezilebilen ve Eisenman projelerinde yoğun hissedilen biçim tekrarı Hejduk&#8217;un<span class="Apple-converted-space">  </span>işlerinde de devam etmektedir. Ancak bu defa karşılaşma, durum ve olay olarak. Mimari biçim olan duvarın karşılaşmanın meydana gelme yeri oluşu ve ifade aygıtı olarak işlerinin tümünde bir temadır. O arzunun eksikliğini gidermeyi duvarla yani Gerçek&#8217;i, İmgeselle etkinleştirmede bulmaktadır.</p>
<p>Michael Hays John Hejduk&#8217;ın duvarını Lacan&#8217;ın bakış şeması üzerinden anlatmaktadır. Görüntüyü bizim için saydam bir resim düzlemi üzerinde üreten ve düzenleyen, öte yandan nesnenin kendisinden çıkan, yansıtılmış bir ışık gibi üzerimize gelen, kontrol edemediğimiz karşı koni olarak ele alır. Bu iki ekranın çakışmasını Lacan, &#8220;maske&#8221; olarak isimlendirir. Neyin görülüp neyin görülemeyeceğini belirleyen ve bize şeyleri kendimize, kendimizi de başkalarına gösterirken kullanabileceğimiz bir İmgesel-Simgesel sistem bahşederek görüleni yönetmemize yardımcı olur. Duvar da Hejduk&#8217;a göre bir maskedir. Bu maske, İmgesel/Simgeselin aparatıdır. Tarih boyunca üretilen imgeler ve kodlar repertuarıdır. Çakışmayla ortaya çıkan Duvar (Maske) Simgesel düzende bir nebze Gerçek&#8217;ten başka bir şey değildir. Tam olarak Şey <i>(das Ding)</i> dir.</p>
<p>Hejduk için duvarın bir yanı kültürde korunmuş mekanların<span class="Apple-converted-space">  </span>tasarımının bütününü oluşturur. Tüm kodlamalar, ideolojiler veya idealler bu katmanlarda bulunur. Bu kısım onun için İmgesel evreyi temsil etmektedir. Duvar çakışmayı yani şimdiki zamanı yansıttığı için duvara (şimdiki zamana) ne kadar yaklaşırsak onu daha net, ondan ne kadar uzaklaşırsak da daha bulanık göreceğimizi söyler. Duvar Ev projesinde de bu görülmektedir. İki ayrı kola ayrılan evi bir duvar araya girerek bölmektedir. Bu duvar ikamet edilemez bir eşiktir. Kavramsal bir &#8220;gitmiş&#8221; ve bedensel, algılanan bir &#8220;burada&#8221; belirsizlikleri arasındaki temas noktasını oluşturmaktadır. Duvar Ev projesinde biriken tarih katmanlarını<em> (İmgesel)</em>, duvar nesnesiyle <em>(objet petit a, Gerçek)</em> temasa sokarak arzu eksikliğimizi gidermeye, en azından yaklaşmaya çalışmıştır.</p>
<p>Hejduk Duvar&#8217;ı, mimarlığın kendi tarihinin buğulu belleği, şimdiki anın beden bulmuş görüntüsünde odaklar. Mimarlığın gizli olanaklarının tümü, bütün bir mimarlık dili, düzlemin tam ardında biriken katmanlarda beklemektedir. Hafıza dolayısıyla fizikseldir. Özellikler, değerler yüklenen, yer yer geçmiş kuşakların idealleri ve ideolojileriyle dolu mimarlık kodlarını içerir. Hejduk&#8217;a göre Duvar Rossi&#8217;nin tipolojik İmgeseline benzer bir arzulama işlemleri alanıdır. Rossi&#8217;nin sistemi nesne süreçleriyle ilgiliyken, Hejduk&#8217;unki daha çok özne oluşumu olayıyla ilgilidir. Mimarlık izleyicisi özne, bir nesnenin gözlemcisi değildir. Karşılaşma anında üretilir. Mimarlık, özne üzerinde tanımlayıcı bir geri kuvvet uygulamaktadır. Mimarlık izleyicisinin özne pozisyonunun ortaya çıktığı öznelleşme noktasıdır.</p>
<p>Duvar Ev, aslında dışarıda bir nesne kalır, ama aynı zamanda o dışarıyı da nesne yaratır, dolayısıyla nesne de orada yabancı, anlaşılmaz, hatta zalim görünür. Bu kökensel mimarlığın yitimi değildir, onu kurtarma arzusunu yaratan şeydir. Aksine tam da bizzat arzunun nesne-nedenini üreten, mimari Simgeselin çekirdeğindeki boşluğu ya da boş yeri doldurma arzusudur. <i>( objet petit a&#8217;dır.)</i></p>
<p><script async="" src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<h5><b>Aralanma</b></h5>
<p>Tschumi &#8220;tüm maskelerin ardında, mimarlığın hazzından ayrıştırılamayan &#8216;karanlık&#8217; ve bilinçdışı akıntılar olduğunu söylemiştir. Maske görünüşleri yüceltebilir. Bu yüzden arka planda &#8216;başka bir şey&#8217; olduğunu ifade eder. Başka bir şey burada tam olarak mimari Gerçek&#8217;tir. Mimari Gerçek&#8217;in (Simgeselin öncesinde var olduğu için) Simgelemeye direnen sert, delinmez bir çekirdektir. Ama aynı zamanda (simgeleme tarafından üretildiği için) simgeleme tamamlandıktan sonra arta kalan aşırı derece boşluktur. Dolayısıyla hem zevk (jounsaance) hem de travmadır. Mimari Gerçek asla tercüme edilemez, bilinebilir kılınamaz, deneyimlenebilir, aralanır.</p>
<p>Bernard Tschumi,<span class="Apple-converted-space">  </span>arzu eksikliğini Gerçek&#8217;i Simgeselle etkileştirerek bulmamız gerektiğini savunmaktadır. Mimari özerkliğinden vazgeçerse, toplum mekanizmalarını kabul edip Simgeseli yansıtmış olur.<span class="Apple-converted-space">  </span>Gerçek&#8217;lik zaten Simgesel tarafından kuşatılan bir boşluk olduğu için, mimarlık Gerçek&#8217;in ve onun eş zamanlı olumsuzlamasının Simgesel gerçekleştirimi olmalıdır. Mimarlık kendini ne zaman olumsuzlarsa, ne zaman toplumun ondan beklediği biçimi yadsıyarak kendi doğasını korursa, ancak o zaman varlığını sürdürür. Yapmamız gereken mimarlığın mutsuz bilincini görmektir.</p>
<p>Tschumi, <a href="https://www.arkitektuel.com/parc-de-la-vilette/">Parc de la Villette</a> projesini DNA&#8217;ya benzetmiştir. Sistemin dört dörtlük işlediği ve her şeyin tamam olduğu bir DNA. Ancak bu DNA köke, temele dair hiçbir şey taşımıyordur. Çünkü Gerçek boş bir yerdir. Tıpkı bu park gibi. Park ızgara sistemi üzerine Folie adı verilen birimlerin yerleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Parkta Folie&#8217;ler için çeşitli noktalara referans olan ve programlar atanmış ancak işlevsiz birimler bulunmaktadır. Folie&#8217;ler sinema, tiyatro, oyun alanı gibi misyonlara referans olmaktadır. Tschumi&#8217;nin çılgın olaylar cümbüşü dediği bu birimler, sosyal hayatın kendisine denk düşen küçük odalardır. Her Folie yani kızıl küp her seferinde daha fazla parçalanarak sırası değiştirilir ta ki anlamı kalmayana kadar. İşte Gerçek budur. Aralanan Gerçek, yarıklarla, deliklerle ve anlam barındırmayan çatlaklarla oluşturulmuştur. Burada mimari zevk, imlemedeki yetersizlik ve yararsızlıktır.</p>
<h5><b>Yorum</b></h5>
<p>Michael Hays&#8217;ın ele aldığı <strong>geç avangard</strong> dönemi, bir diğer deyişle yenimodern veya geçmodern, yapıbozumu mimarinin postmodern dönem içindeki tariflemesine göre kültür içindeki ayrıcalıklı yerini ve anlamını hissettirmektedir. Metni parçalara ayırmak değil, metnin kendini parçaladığının bir tür ispatı olan yapıbozumu (Proudfoot), toplum değerlerinin ve tüketim toplumun ideojisine ayak uyduracak bir umuda sahiptir. Çünkü kapitalizm altındaki mimarlık zaten araç haline gelmiş bir modeldir. Otorite tarafından işgal edilen mimarlık, tam da içinde bulunduğu durumu yansıtmaya çalışmıştır. Yüzyıllardır süren mimarlık temeli sarsılmıştır. Çevresine yabancılaştırılan mimarlık, aranan temel anlamın olasılıklarını belirlemek için kendini parçalamaya başlamıştır. Her parçalanışta yabancılaşılan çevreye adapte olmaya çalışılmış, her tekrar edişte de anlama bir o kadar yakınlaşmak istenmiştir.</p>
<p>Hays bu dönemi birtakım felsefi ameller taşıdığı için Lacan üzerinden yorumlamıştır. Kitapta konu alınan tüm mimarlar ve yapıları bu bağlamda incelenmiştir. Rossi&#8217;nin, Eisenman&#8217;ın, Hejduk&#8217;ın veya Tschumi&#8217;nin bu emelleri ne kadar taşıdığı, Hays tarafından üstlerine dikilen veya onlara göre yerleştirilen bu amelleri ne kadar yansıttıkları şüphelidir. Bu mimarlar aynı toplum ideolojilerini taşıyıp, her ne kadar söylem mimarlığı dönemi içinde aynı amaçlara yakın ürünler vermiş olsalar da Hays&#8217;ın yaptığı sadece bu isimleri Lacan üzerinden bir okumadır. Kitapta konu edilen tüm bağdaştırmalar şeyleşmeyi Hays perspektifinden ele almaktadır. Tüm bu yorumları tamamen doğrulamak veya yermek doğru değildir. Birbirlerinden haberdar olan taraflar belki de Lacan paydasında buluşmuş veya<span class="Apple-converted-space">  </span>kendilerinden bihaber aynı amacı gütmüşlerdir. Burada yapabileceğimiz tek şey Hays&#8217;ın bakış açışına katılıp katılmamaktır. Sunduğu, açtığı farklı ve yeni yolu benimseyip benimsememektir. O, toplumun içinde bulunduğu dönemi geç avangard olarak ele alırken Lacan başta olmak üzere Brecth&#8217;in yabancılaştırma etkisiyle, Walter Benjamin&#8217;in alegorisiyle, Freudyen bir bakış açısından incelerken bunu zorlama veya değil bazı noktalarda pekiştirmiştir. Ancak bunu saf doğru olarak kabul etmeyip birtakım noktalarda yapıların üzerine giydirilen farklı kıyafetlerden biri olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-1"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper"></div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-3"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper"><div class="sidebar-widget">			<div class="textwidget"><p><script async="" src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script><br />
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});<br />
</script></p>
</div>
		</div>
	<div class="wpb_widgetised_column wpb_content_element">
		<div class="wpb_wrapper">
			
			<div class="sidebar-widget">		<hr><h6>Son Yazılar</h6>

			<div class="recent-post-custom">
							
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2026/02/open-call-01-img2-copy-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" data-attachment-id="18600" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/acik-cagri-marjin-01/screenshot/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2026/02/open-call-01-img2-copy.jpg" data-orig-size="1000,666" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;Screenshot&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;Screenshot&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;1&quot;}" data-image-title="Screenshot" data-image-description="" data-image-caption="&lt;p&gt;Screenshot&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2026/02/open-call-01-img2-copy-300x200.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2026/02/open-call-01-img2-copy-640x426.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/acik-cagri-marjin-01/"> Açık Çağrı: MARJİN 01 </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/dkayali/" title="arkitektuel tarafından yazılan yazılar" rel="author">arkitektuel</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/08/wall-house1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="Duvar Ev 2 (Wall House 2) / John Hejduk" data-attachment-id="18547" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/duvar-ev-2/wall-house1/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/08/wall-house1.jpg" data-orig-size="1000,666" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Duvar Ev 2 (Wall House 2) / John Hejduk" data-image-description="&lt;p&gt;Duvar Ev 2 (Wall House 2) / John Hejduk&lt;/p&gt;
" data-image-caption="&lt;p&gt;© Gili Merin&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/08/wall-house1-300x200.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/08/wall-house1-640x426.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/duvar-ev-2/"> Duvar Ev 2 / John Hejduk </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/aturan/" title="arkitektuel tarafından yazılan yazılar" rel="author">arkitektuel</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/08/2015052_N12-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="Tungestølen Hiking Kabini / Snøhetta" data-attachment-id="18519" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/tungestolen-hiking-kabini/2015052_n12/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/08/2015052_N12.jpg" data-orig-size="1000,667" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Tungestølen Hiking Kabini" data-image-description="&lt;p&gt;Tungestølen Hiking Kabini / Snøhetta&lt;/p&gt;
" data-image-caption="&lt;p&gt;© Jan M. Lillebø&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/08/2015052_N12-300x200.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/08/2015052_N12-640x427.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/tungestolen-hiking-kabini/"> Tungestølen Hiking Kabini / Snøhetta </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/aturan/" title="arkitektuel tarafından yazılan yazılar" rel="author">arkitektuel</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/08_CANNAREGIO_CONCEPT1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" data-attachment-id="18515" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/08_cannaregio_concept1/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/08_CANNAREGIO_CONCEPT1.jpg" data-orig-size="1000,652" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="08_CANNAREGIO_CONCEPT1" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/08_CANNAREGIO_CONCEPT1-300x196.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/08_CANNAREGIO_CONCEPT1-640x417.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/michael-hays-mimarligin-arzusu/"> Michael Hays &#8211; Mimarlığın Arzusu </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/beyzamert/" title="Beyza Mert tarafından yazılan yazılar" rel="author">Beyza Mert</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/2347_FP698006-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="Dolunay Villa / Foster + Partners" data-attachment-id="18495" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/dolunay-villa/2347_fp698006/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/2347_FP698006.jpg" data-orig-size="1000,626" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;Nigel Young / Foster + Partners&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Dolunay Villa / Foster + Partners" data-image-description="&lt;p&gt;Dolunay Villa / Foster + Partners&lt;/p&gt;
" data-image-caption="&lt;p&gt;© Nigel Young / Foster + Partners&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/2347_FP698006-300x188.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/2347_FP698006-640x401.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/dolunay-villa/"> Dolunay Villa / Foster + Partners </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/aturan/" title="arkitektuel tarafından yazılan yazılar" rel="author">arkitektuel</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/bige-nob-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="Archigram #3: Plug-in City" data-attachment-id="18467" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/plug-in-city/bige-nob/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/bige-nob.jpg" data-orig-size="1000,571" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Archigram #3: Plug-in City" data-image-description="&lt;p&gt;Archigram #3: Plug-in City&lt;/p&gt;
" data-image-caption="&lt;p&gt;Plug-in City Maximum Pressure Area, Proje Kesiti, Peter Cook, 1964 / ©MoMA&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/bige-nob-300x171.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/bige-nob-640x365.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/plug-in-city/"> Archigram #3: Plug-in City </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/aturan/" title="arkitektuel tarafından yazılan yazılar" rel="author">arkitektuel</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="Q_fault / Aykut Dağ" data-attachment-id="18447" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/q_fault/1-28/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/1.jpg" data-orig-size="1000,707" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Q_fault / Aykut Dağ" data-image-description="&lt;p&gt;Q_fault / Aykut Dağ&lt;/p&gt;
" data-image-caption="" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/1-300x212.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/1-640x452.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/q_fault/"> Q_fault / Aykut Dağ </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/aturan/" title="arkitektuel tarafından yazılan yazılar" rel="author">arkitektuel</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/06/casa-sublim-xavier-corbero-2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="Casa Sublim / Xavier Corberó" data-attachment-id="18340" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/casa-sublim-xavier-corbero/casa-sublim-xavier-corbero-2/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/06/casa-sublim-xavier-corbero-2.jpg" data-orig-size="1000,667" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Casa Sublim" data-image-description="&lt;p&gt;Casa Sublim Genel Görünüm&lt;/p&gt;
" data-image-caption="&lt;p&gt;©Mari Luz Vidal&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/06/casa-sublim-xavier-corbero-2-300x200.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/06/casa-sublim-xavier-corbero-2-640x427.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/casa-sublim-xavier-corbero/"> Casa Sublim / Xavier Corberó </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/dkayali/" title="arkitektuel tarafından yazılan yazılar" rel="author">arkitektuel</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/matmut-atlantique-stadyumu-herzog-de-meuron-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="Matmut Atlantique Stadyumu / Herzog &amp; de Meuron" data-attachment-id="18433" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/matmut-atlantique-stadyumu-herzog-de-meuron/matmut-atlantique-stadyumu-herzog-de-meuron-1/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/matmut-atlantique-stadyumu-herzog-de-meuron-1.jpg" data-orig-size="1000,667" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;\u00a9 Iwan Baan&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Matmut Atlantique Stadyumu" data-image-description="&lt;p&gt;Matmut Atlantique Stadyumu Genel Görünüm&lt;/p&gt;
" data-image-caption="&lt;p&gt;©Iwan Baan&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/matmut-atlantique-stadyumu-herzog-de-meuron-1-300x200.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/07/matmut-atlantique-stadyumu-herzog-de-meuron-1-640x427.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/matmut-atlantique-stadyumu-herzog-de-meuron/"> Matmut Atlantique Stadyumu / Herzog &#038; de Meuron </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/efesezen/" title="Efe Sezen tarafından yazılan yazılar" rel="author">Efe Sezen</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



												
							
			               <div class="recent-post-box marginb20 clearfix">
			                  <div class="recent-post-image"> 
			                    <img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/06/house-of-architects-morphosis-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="House of Architects / Thom Mayne" data-attachment-id="18373" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/house-of-architects-thom-mayne-tadao-ando-kengo-kuma-peter-zumthor/house-of-architects-morphosis-1/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/06/house-of-architects-morphosis-1.jpg" data-orig-size="1000,667" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;Jeremy Mason McGraw&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="House of Architects" data-image-description="&lt;p&gt;House of Architects Thom Mayne Tasarımı Taş Oda 1&lt;/p&gt;
" data-image-caption="&lt;p&gt;Thom Mayne, Taş Otel Odası 1 / ©Global Image Creation&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/06/house-of-architects-morphosis-1-300x200.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/06/house-of-architects-morphosis-1-640x427.jpg" /> 
			                  </div>
			                  <div class="recent-post-title-cont"> 
			                    <a class="widgetlink" href="https://www.arkitektuel.com/house-of-architects-thom-mayne-tadao-ando-kengo-kuma-peter-zumthor/"> House Of Architects / Thom Mayne, Tadao Ando, Kengo Kuma, Peter Zumthor </a>
			                     <div class="post-element clearfix">
			                          <ul>
			                              <li><span class="author-by">by</span> <a href="https://www.arkitektuel.com/author/dkayali/" title="arkitektuel tarafından yazılan yazılar" rel="author">arkitektuel</a></li>
			                          </ul>
			                      </div>
			                  </div>
			                </div>
						



											</div>



		</div><div class="sidebar-widget"><a href="https://www.arkitektuel.com/basvur/"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="300" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2021/04/gonulluyazar-2-300x300.jpg" class="image wp-image-18557  attachment-medium size-medium" alt="" style="max-width: 100%; height: auto;" srcset="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2021/04/gonulluyazar-2-300x300.jpg 300w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2021/04/gonulluyazar-2-150x150.jpg 150w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2021/04/gonulluyazar-2.jpg 550w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" data-attachment-id="18557" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/gonulluyazar-2/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2021/04/gonulluyazar-2.jpg" data-orig-size="550,550" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="gonulluyazar-2" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2021/04/gonulluyazar-2-300x300.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2021/04/gonulluyazar-2.jpg" /></a></div><div class="sidebar-widget"><a href="https://www.arkitektuel.com/projeni-gonder/"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="902" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/03/portfolyooo.jpg" class="image wp-image-18103  attachment-300x902 size-300x902" alt="" style="max-width: 100%; height: auto;" srcset="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/03/portfolyooo.jpg 344w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/03/portfolyooo-100x300.jpg 100w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/03/portfolyooo-213x640.jpg 213w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" data-attachment-id="18103" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/portfolyooo/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/03/portfolyooo.jpg" data-orig-size="344,1034" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;1&quot;}" data-image-title="portfolyooo" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/03/portfolyooo-100x300.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2020/03/portfolyooo-213x640.jpg" /></a></div><div class="sidebar-widget">			<div class="textwidget"><p><script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<!-- Ana Sayfa Dikey --><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: inline-block; width: 250px; height: 300px;" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4404620347"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
</div>
		</div>        <div class="sidebar-widget">        <hr><h6>Bizi Takip Edin!</h6>        <div class="social-links custom-widget clearfix">
            <ul>
                                                <li class="facebook"><a class="has-tooltip" data-toggle="tooltip" data-placement="top" title="Facebook" target="_blank" href="https://www.facebook.com/arkitektuel/"><i class="iconmag iconmag-facebook "></i></a></li>                                                <li class="instagram"><a class="has-tooltip" data-toggle="tooltip" data-placement="top" title="Instagram" target="_blank" href="https://www.instagram.com/arkitektuel/"><i class="iconmag iconmag-instagram "></i></a></li>            <li class="linkedin"><a class="has-tooltip" data-toggle="tooltip" data-placement="top" title="Linkedin" target="_blank" href="https://www.linkedin.com/company/arkitektuel/"><i class="iconmag iconmag-linkedin "></i></a></li>                                   
                                                <li class="twitter"><a class="has-tooltip" data-toggle="tooltip" data-placement="top" title="Twitter" target="_blank" href="https://twitter.com/arkitektuel_"><i class="iconmag iconmag-twitter "></i></a></li>                                    
            </ul>
        </div>
        </div>        <div class="sidebar-widget"><hr><h6>Sitede Ara</h6><form method="get" class="searchform" action="https://www.arkitektuel.com/" >
    <label class="screen-reader-text" for="s">Search for:</label>
    <input type="text" placeholder="Search..." value="" name="s" />
    <span class="search-icon"><i class="iconmag iconmag-search"></i></span>
    </form></div>
		</div>
	</div>
<div class="newsletter-form clearfix marginb50">    <div id="mc_embed_signup">    <form action="http://eepurl.com/gUEokT" method="post" id="mc-embedded-subscribe-form" name="mc-embedded-subscribe-form" class="validate" target="_blank" novalidate>        <div id="mc_embed_signup_scroll" class="clearfix">            <div class="mc-field-group newsletter-left">                <h6><label>Arkitektuel'den Haberdar Olun!</label></h6>                <input type="email" value="" name="EMAIL" placeholder="E-mail" class="required email" id="mce-EMAIL">            </div>            <div id="mce-responses">                <div class="response" id="mce-error-response" style="display:none"></div>                <div class="response" id="mce-success-response" style="display:none"></div>            </div>            <div class="mailchimp-rtl" style="position: absolute; left: -5000px;"><input type="text" name="b_4745a61fa64bbaaa93263f2b8_f9bf057104" tabindex="-1" value=""></div>            <div class="newsletter-right"><input type="submit" value="Kayıt Ol! &#8594;" name="subscribe" id="mc-embedded-subscribe" class="button"></div>        </div>    </form>    </div></div></div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><script async="" src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper"></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://www.arkitektuel.com/michael-hays-mimarligin-arzusu/">Michael Hays &#8211; Mimarlığın Arzusu</a> appeared first on <a href="https://www.arkitektuel.com">Arkitektuel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.arkitektuel.com/michael-hays-mimarligin-arzusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18516</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mimarlık, Manifesto ve Ütopya</title>
		<link>https://www.arkitektuel.com/mimarlik-manifesto-ve-utopya/</link>
					<comments>https://www.arkitektuel.com/mimarlik-manifesto-ve-utopya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beyza Mert]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Dec 2018 12:50:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ali artun]]></category>
		<category><![CDATA[antonia sant'elia]]></category>
		<category><![CDATA[apollonculuk]]></category>
		<category><![CDATA[diyonisosculuk]]></category>
		<category><![CDATA[futurizm]]></category>
		<category><![CDATA[manifesto]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[phantasma]]></category>
		<category><![CDATA[ütopya]]></category>
		<category><![CDATA[virilio]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.arkitektuel.com/?p=13492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat hareketleri, sığdırılmış oldukları dönemin kalıplarından sökülerek hayatın ve siyasetin içindeki asıl hakikatine kavuşturulmayı beklemektedir. Bugüne kadar kurulan veya tasarlanan tüm modeller, aydınlanma çağından beri parçalanmayan evrensel anlatılar ve çalışmalar tek tek parçalanmaktadır. Preziosi&#8217;nin deyişiyle bu kalkışma sanat tarihinin &#8220;kendi tarihini sanatsallaştırmasıdır.&#8221; Bu tarih sanatlaştırmasında kitaplar, fotoğraflar, notlar, çizimler, eşyalar vb. birçok belge ön ayak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.arkitektuel.com/mimarlik-manifesto-ve-utopya/">Mimarlık, Manifesto ve Ütopya</a> appeared first on <a href="https://www.arkitektuel.com">Arkitektuel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p5"><span class="s1">Sanat hareketleri, sığdırılmış oldukları dönemin kalıplarından sökülerek hayatın ve siyasetin içindeki asıl hakikatine kavuşturulmayı beklemektedir. Bugüne kadar kurulan veya tasarlanan tüm modeller, aydınlanma çağından beri parçalanmayan evrensel anlatılar ve çalışmalar tek tek parçalanmaktadır. Preziosi&#8217;nin deyişiyle bu kalkışma sanat tarihinin &#8220;kendi tarihini sanatsallaştırmasıdır.&#8221; Bu tarih sanatlaştırmasında kitaplar, fotoğraflar, notlar, çizimler, eşyalar vb. birçok belge ön ayak olmuştur. Ancak bunlar arasında en sahici olanı kuşkusuz manifestolardır. Ali Artun&#8217;a göre <i>onlar birer metin, hem de birer olay. Sanat dininin hem duaları, hem beddualarıdır.</i></span></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p class="p5"><span class="s1">Fransız Devrimi&#8217;yle birlikte doğan manifesto, 19.yüzyılda siyasal başkaldırının sesi olacak, 20. yüzyılda ise umudun sözcüsü olan sanat ile ifadesini sürdürecektir. Aynı zamanda yaratılan veya yaratılacak olan ütopyaların gerçekleşebileceği umudu dünyaya devrimle birlikte &#8216;manifest&#8217; edilmiş olacaktır. <i>Ütopya, manifestonun bir ilkesidir ve devrimci hamlelerin şiiridir.(Ali Artun)</i> Diğer bir deyişle insanın şu anda veya gelecekte elde etmek istediği ya da kaybettiği kontrolü kazanma umududur. Toplumların hayallerini, taleplerini dile getirdiği, savlarını belirttiği, hareket oluşumunun doğduğu manifestoda sanat, insan duygu ve duyularını açığa çıkartan yegane araçtır. <i>Sanat, ütopyanın hem manifestosu, hem de özüdür.(Ali Artun)</i></span></p>
<p class="p5"><span class="s1"><img loading="lazy" decoding="async" data-attachment-id="13493" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/mimarlik-manifesto-ve-utopya/opumo-clemens-gritl-banner/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner.jpg" data-orig-size="1000,543" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Mimarlık, Manifesto ve Ütopya" data-image-description="&lt;p&gt;Mimarlık, Manifesto ve Ütopya&lt;/p&gt;
" data-image-caption="" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner-300x163.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner-640x348.jpg" class="aligncenter size-large wp-image-13493" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner-640x348.jpg" alt="Mimarlık, Manifesto ve Ütopya" width="640" height="348" srcset="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner-640x348.jpg 640w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner-300x163.jpg 300w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner-768x417.jpg 768w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner-740x402.jpg 740w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/Opumo-CLEMENS-GRITL-Banner.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Sosyal değişim ve dönüşümler, toplum yönetimleri, gelişmeler, ilerlemeler ve bunlarla birlikte toplumun içinde bulunduğu psikososyal durumlar vb. birçok olgu, akımların ortaya çıkmasında zemin oluşturmuştur. Doğan akımlar önceki akımlara göre birer tepki olsalar da bütün avangardlar, kökleri ve bilgi paradigmaları dolayısıyla birbirine karşıt olan iki oluşum etrafında toplanmaktadır. Sanat ile sanayinin birbirine karıştığı 19.yüzyılda doğan bu avangardlar <i>Logos (mantık)</i> ve <i>Phantasma (hayal gücü)</i>&#8216;dır. Akıl ve hayal &#8211; rasyonalite ve imajinasyon. Bu düalist yapılanmada <i>Phantasma</i> ayağında dada, sürrealizm, sitüasyonizm, <i>Logos</i> ayağında ise Bauhaus, fütürizm ve konstrüktivizm avangardları estetiğe aktarılmaktadır. Dada manifestosu Logos&#8217;un tamamen ortadan kaldırılmasını isterken, pürizmci manifesto Logos&#8217;tan matematiğe, mühendisliğe oradan da tasarıma kusursuzlukla ulaşılabileceğini savunmaktadır. Makine, rasyonalist avangartta ideal forma ulaşmak için bir ilahken, hayalperest avangard, toplumun her türlü çalkantısıyla kendine malzeme çıkarmaktadır. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Manifestoların çıkış zeminini oluşturan, döneminde umutsuzluklarla karşı karşıya kalınan, başka çaresi olmaksızın eleştiren, önerme yapan veya değerlendiren manifestolar modernliğe, en yeni olana saldırır. Bu olguyu besleyen de romantizmdir. <i>Romantizm, modern ütopyaların estetiğidir.(Beiser) </i>Sınıfların beğenilerine karşı çıkan, özgünlüğü savunan, aydınlanmaya teşvik eden bu ütopyada romantizm bulunur. İçinde bulunduğu duygu, durum ve davranışları bireysel olarak ele alıp ifade eden Romantizmin yanı sıra Fütürizm bir başkası üzerindeki duygu ve düşünceleri çizgi, biçim ve hareketin gücüyle birlikte empatiyle bir bağ kurar ve bunu nesnelere yansıtır. Fütürist olan Marinetti&#8217;ye göre insanın her zaman bilinci açıktır ve bu sayede başta kendinin kontrolü olmak üzere tüm doğayı kontrolü altında tutar. Ancak bilinçdışı çözümlemeye dayalı psikoanalitik yaklaşım doğaya bağımlıdır. Doğa, insanı bilinçdışı yoluyla hakimiyeti altına alır. Böylece güçlü ve makine çağında kendini zayıflatan ve etkisizleştiren iç çatışmalara mahkum eder. İnsanın bu zayıflık karşısında bilinç dışına yenildiği durumu kabullenen ve bunu açığa çıkaran Sürrealizmin bu tutumu Fütürizmin karşısında durur.</span></p>
<div id="attachment_13495" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-13495" data-attachment-id="13495" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/mimarlik-manifesto-ve-utopya/x59ujzi-bkadcv3rtk2eoaelia/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia.jpg" data-orig-size="800,471" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Mimarlık, Manifesto ve Ütopya" data-image-description="&lt;p&gt;Mimarlık, Manifesto ve Ütopya&lt;/p&gt;
" data-image-caption="&lt;p&gt;Antonio Sant&amp;#8217;Ella&lt;/p&gt;
" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia-300x177.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia-640x377.jpg" class="size-large wp-image-13495" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia-640x377.jpg" alt="Mimarlık, Manifesto ve Ütopya" width="640" height="377" srcset="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia-640x377.jpg 640w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia-300x177.jpg 300w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia-768x452.jpg 768w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia-740x436.jpg 740w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/12/X59ujZI-BkaDCv3rTK2eOA2Felia.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><p id="caption-attachment-13495" class="wp-caption-text">Antonio Sant&#8217;Ella</p></div>
<p class="p5"><span class="s1">Fütürizmin<b> </b>hareket<b> </b>olarak tanınışı Marinetti&#8217;nin<b> </b>manifestosuyla ilan edilmiştir. Fütürist Sant&#8217;Elia hareketi, Diyonisoscu(uyum) ve Apolloncu(biçim) olarak iki uç düşünceyi temsil eden Marinetti ve Boccioni&#8217;yle birlikte<b> </b>düşünülmektedir. Boccioni, maddeyle etrafındaki çevreyi bütünleştiren ve biçimin içeriden dışarıya devinimini amaçlayan tasarım anlayışını ele alırken, Marinetti, uyum ve dengenin yerini makineleşmeyle birlikte <i>“kabına sığmayan bir düşgücü”  </i>olarak tanımlayarak özgürlüğün yıkıcı tavrını savunmuştur. Sant&#8217;Elia kullandığı eğri ve eliptik çizgilerle Fütürizmin devingenlik arayışına karşılık verememiştir. Eğri ve eliptik çizgilerin Fütürizm içinde olmadığı ve manifestolara sonradan eklemlendiği anlaşılmıştır. Sant&#8217;Elia&#8217;yı Fütürist yapan gerçek onun perspektifleridir ki perspektif, Fütürizmin önemli özelliklerinden biridir. </span></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p class="p5"><span class="s1">Manifestolar, bir bütün olarak ele alındığında ütopya/devrim, şiddet, intihar, nihilizm, arzu/erotizm ve kamu karşıtlığı gibi<b> </b>birçok ortak<b> </b>tema altında toplanmaktadır.<b> </b>Neitzsche <i>güzelliğin şiddeti gerektirdiği</i> söyler, Virilio ise <i>I.Dünya Savaşı&#8217;nı hesaba katmadan dada veya sürrealizmi anlayamazsınız</i>. demektedir. İntihar da bir manifestodur. Modern devlet, insandan gücünü ve bedenini üretim için isterken, birey ona karşı koyar ve baskılayan güce karşı intihar manifestosunu sunmaktadır. Dada sözcüğünün bile onlar için <i>hiç</i>bir anlam taşımadığını ifade eden Tzara, manifesto için gerekli olan isteklerin veya ateş püskürmelerin can sıkıcı olduğunu savunarak &#8220;<i>Bir manifesto yazıyorum ve hiçbir şey istemiyorum.&#8221; </i>demiştir. Her ne kadar kamuya öfke kusan avangardlar olsa da hayatta kalabilmek için kamu tarafından desteklenmeye ve muhtaç oldukları satılmaya mahkum olmuşlardır. </span></p>
<p class="p5"><span class="s1">Manifestolar, geçmişin çözülmeyi bekleyen sırları ve şifreleriyle dolu bir birikim havuzudur. Onlarsız hiçbir avangard ele alınamaz ya da tartışılamaz.</span></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<h5 class="p3"><em><b>Kaynaklar</b></em></h5>
<ul>
<li class="p8"><em><span class="s1">Manifesto, avangard sanat ve eleştirel düşünce, Ali Artun</span></em></li>
<li class="p8"><em><span class="s1">Manifestoların Perspektifinden: Antonio Sant&#8217;Elia Fütürist Mi?, Yusuf Civelek</span></em></li>
<li class="p8"><em><span class="s1">Mimarlık Manifestoları, Anthony Vidler</span></em></li>
<li class="p8"><em><span class="s1">http://www.e-skop.com/skopbulten/dadanin-100-yili-tristan-tzara-ve-dada-manifestosu/2915</span></em></li>
<li class="p8"><em><span class="s1">http://www.filozof.net/Turkce/edebiyat/edebi-sahsiyetler-kisilikler-biyografileri/40168-umberto-boccioni-kimdir-hayati-eserleri-hakkinda-bilgi.html?showall=1&amp;limitstart=</span></em></li>
<li class="p8"><em><span class="s1">https://gaiadergi.com/golgede-birakilmis-bir-utopyaci-filozof-charles-fourier/</span></em></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.arkitektuel.com/mimarlik-manifesto-ve-utopya/">Mimarlık, Manifesto ve Ütopya</a> appeared first on <a href="https://www.arkitektuel.com">Arkitektuel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.arkitektuel.com/mimarlik-manifesto-ve-utopya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13492</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mimaride Algı</title>
		<link>https://www.arkitektuel.com/mimaride-algi/</link>
					<comments>https://www.arkitektuel.com/mimaride-algi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beyza Mert]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Nov 2018 15:10:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[algı]]></category>
		<category><![CDATA[gestalt]]></category>
		<category><![CDATA[Henri Lefebvre]]></category>
		<category><![CDATA[lynch ve norberg]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[mimaride algı]]></category>
		<category><![CDATA[pallasmaa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.arkitektuel.com/?p=12918</guid>

					<description><![CDATA[<p>Algı, duyu verileriyle oluşan imgenin, bilinçte şekillendirilip dış dünyanın anlamlı hale getirilmesidir. Duyusal-ansal bir işlev olmakla birlikte algı, ayrıca kişisel bir deneyimdir (Ittelson, 1960). Algının oluşmasını sağlayan tüm girdiler bireye özeldir ve zihin bunları toplar, bir bütün oluşturur. Tüm bu girdiler sayesinde birey, çevresindekileri algısının getirisiyle seçer veya eler. Kendi süzgecinden geçirir, biriktirdiği veya şimdiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.arkitektuel.com/mimaride-algi/">Mimaride Algı</a> appeared first on <a href="https://www.arkitektuel.com">Arkitektuel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1"><img loading="lazy" decoding="async" data-attachment-id="12919" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/mimaride-algi/custom1/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1.jpg" data-orig-size="1000,300" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Mimaride Algı" data-image-description="&lt;p&gt;Mimaride Algı&lt;/p&gt;
" data-image-caption="" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1-300x90.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1-640x192.jpg" class="aligncenter size-large wp-image-12919" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1-640x192.jpg" alt="Mimaride Algı" width="640" height="192" srcset="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1-640x192.jpg 640w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1-300x90.jpg 300w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1-768x230.jpg 768w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1-740x222.jpg 740w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/custom1.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Algı, duyu verileriyle oluşan imgenin, bilinçte şekillendirilip dış dünyanın anlamlı hale getirilmesidir. Duyusal-ansal bir işlev olmakla birlikte algı, ayrıca kişisel bir deneyimdir <em>(Ittelson, 1960)</em>. Algının oluşmasını sağlayan tüm girdiler bireye özeldir ve zihin bunları toplar, bir bütün oluşturur. Tüm bu girdiler sayesinde birey, çevresindekileri algısının getirisiyle seçer veya eler. Kendi süzgecinden geçirir, biriktirdiği veya şimdiye kadar deneyimlediği olaylara ve andaki duygu durumuna göre öz algısını yaratır. Kişiden kişiye değişen ve sahip olunan parametreler algıyı göreceli bir kavrama dönüştürür.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çevreden gelen uyaranlar (renk, koku vb.) ve içsel uyaranlar (deneyimler,geçmiş) algı sürecini oluşturur. Lang bu süreci duyumsal süreç ve zihinsel süreç olarak ele alır. Bu etmenlerden biri algı sürecini oluşturmasaydı kişiler aynı nesneyi benzer biçimde algılarlardı.</span></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p class="p1"><span class="s1">Rüyada, gün içinde yaptığımız algıda seçicilik sayesinde etkilendiğimiz<span class="Apple-converted-space">  </span>veya tecrübe ettiğimiz olaylar yorumladığımız şekilde yansır. Rüyada karşılaştığımız herhangi bir nesne herkese göre farklı bir anlam ifade eder, bireyseldir. Örneğin; rüyadaki elma bizim için sadece bir meyvenin temsiliyken başkası için deneyimlerinin çıkarımıyla korku duygusu uyandırabilir. Tüm bu algı oyununun perdelenmesi o an bilinçaltımızda yatan <i>geçici</i> algı birikimini sunar. Şizofreni veya sinestezi gibi <i>kalıcı</i> algı durumlarını duyuların birbirine karışmasıyla oluşan algı olarak ele alabiliriz. Bugün herkes renkleri duyabilmenin, müziğe dokunabilmenin, rakamları renklerle algılamanın kulağa normalden farklı geldiğini düşünebilir. Ancak burada normal ve gerçeği karıştırmamak gerekir. Çoğunluk normali tanımlayabilir. Sinestezik birinin algısı, asıl gerçekliğin bozuk bir versiyonu değildir. Toplumun tamamı sinestezik özellikler gösterseydi zaten böyle bir kavram da kalmazdı.<b> </b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><img loading="lazy" decoding="async" data-attachment-id="12921" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/mimaride-algi/escher-villa2/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/escher-villa2.jpg" data-orig-size="531,500" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="Mimaride Algı" data-image-description="&lt;p&gt;Mimaride Algı&lt;/p&gt;
" data-image-caption="" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/escher-villa2-300x282.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/escher-villa2.jpg" class="aligncenter size-full wp-image-12921" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/escher-villa2.jpg" alt="Mimaride Algı" width="531" height="500" srcset="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/escher-villa2.jpg 531w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/escher-villa2-300x282.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 531px) 100vw, 531px" />Adını şekil ya da form anlamına gelen &#8216;<em><strong>&#8216;gestalt&#8221;</strong></em> kelimesinden alan Gestalt kanunları da görsel algılama<span class="Apple-converted-space">  </span>sistemlerinden biridir. <i>Bütünün,</i> onu oluşturan parçaların toplamı değil, daha fazlası olduğunu savunur. Doku-zemin, benzerlik, yakınlık, ortak alan, devamlılık ilkeleri Gestalt kanunlarını oluşturur. İmgede seçilen detaylar kişinin o anki duygu durum ve deneyimlerine bağlı olarak algılanır. Diğer bir değişle algının çarpıtılması, onun aslında ne kadar değişken olabileceğinin bir örneğidir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bunların yanında mekan algısında, herkese göre farklı meydana gelen algı bütününü düşündüğümüzde ise genel bir mekan tanımından bahsedemeyiz. Genel geçer olarak strüktürel elemanların belirlenen boşluğu sınırlandırmasının yanı sıra kullanıcısının gereksinimlerini karşılayan ihtiyaçların somutlaşmış bir halidir tanımını yapabiliriz. Lefebvre mekanı &#8221;algılanan, tasarlanan ve yaşanan mekan&#8221; olarak tanımlarken Schultz ise mimari mekânı, içinde yaşayan kullanıcıları fizyolojik, psikolojik ve toplumsal gereksinimlerini karşılayan bir uzay parçası, bir boşluk olarak tanımlamaktadır.<em> &#8221;Mekan algılanmasının kişisel deneyim, beceriler, gözlem, hayal gücü etmenleri gibi gereksinimleri vardır. Bu gereksinimler ile mekana dair bilgiler, algılayan kişinin biriktirdiği her türlü deneyim ile bilişsel bir süreçte işlenerek anlamlandırılır.&#8221;(Asar, 2013)</em> Kullanıcının bu güne kadar sahip olduğu tecrübe ve deneyimler, mekanın fiziksel faktörleri (ısı, akustik, hacim vb.) eşliğinde mekan algı çıktısını oluşturur.</span></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bilinç ve duyularımızla var edip derinleştirdiğimiz mekanlar bu temel etmenlerle somutlaşır. Dokunma, mekanla kurulan bire bir temastır. Mekandaki malzeme ise oradaki dokuyu oluşturur. Algımızın seçiciliği ve yorumlamasıyla tüm bu yüzey örüntüleri bireyde hafiflik, sıcaklık veya soğukluk ifadeleri uyandırır. Farklılaşan algı ve bireysel kodlamalar sistematik çalışır. Hafızamızdaki bir koku bir mekanı tanımlayabilir. Örneğin: Anneannemizin evinde aldığımız o antika, eski eşya kokusu bizim için o mekanla özdeşleşir, orayı tanımlar. Umulmadık bir anda biri tarafından sıkılan bir kokunun, tanıdığımız birini aklımıza getirmesi gibi. Aynı koku gibi tadın da zihnimizde oluşturduğu imgeler vardır. Örneğin: Çay, soğuk bir mekanda içilen samimi, sohbetli akşamları hatırlatırken, Ortaköy denince akla waffle gelir. Oraya ait tatları ve ait hissettiren psiko-sosyal durumumuzun sentezi kendi bilişsel haritamızda yer eder. Bilişsel haritamızın oluşumundaki bir diğer duyu etmenimiz sestir. Ses, mekanın hacmi hakkında ses dalgaları yardımıyla bize bilgi verir. Bir miktar insanın camideki sükunetiyle, bir stadyum dolusu insanın orada oluşturduğu ses o mekanın ruhunu ortaya çıkarır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><img loading="lazy" decoding="async" data-attachment-id="12922" data-permalink="https://www.arkitektuel.com/mimaride-algi/skyandwater/" data-orig-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/SkyandWater.jpg" data-orig-size="575,600" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;1&quot;}" data-image-title="Mimaride Algı" data-image-description="&lt;p&gt;Mimaride Algı&lt;/p&gt;
" data-image-caption="" data-medium-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/SkyandWater-288x300.jpg" data-large-file="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/SkyandWater.jpg" class="aligncenter wp-image-12922 size-medium" src="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/SkyandWater-288x300.jpg" alt="Mimaride Algı" width="288" height="300" srcset="https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/SkyandWater-288x300.jpg 288w, https://www.arkitektuel.com/wp-content/uploads/2018/11/SkyandWater.jpg 575w" sizes="auto, (max-width: 288px) 100vw, 288px" /></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Goethe&#8217;nin de dediği gibi <em>&#8221;Müzik, mimarinin akışkan halidir. Mimarlık ise müziğin donmuş halidir&#8221;. </em>Bir şekilde mimari işitilebilir. Nasıl içinde barınılmayan ev zamanla dökük, yıkık bir hal alıyorsa, yaşanıldığı zaman da o denli insan sesiyle canlı bir hale bürünür. Mekanların dili herkes için farklı yorumlanır. <em>&#8221;Belki de bu sebeptendir ki, aniden karşılaştığımız bir görüntü, bir koku ya da bir ses öyle tanıdık gelir ki, belleğimizin derinliklerine attığımız bir anı ile bağlantı kurarak yeniden zihnimizde bir imaj olarak canlanıverir. Bu nedenle, algılarımız aracılığıyla mekânları deneyimlerken, mekân ve kişi arasında bir tür alışveriş olur. Mekân kendi aurasını yansıtırken, deneyimleyen kişi de kendi duygu ve algılarını mekâna yansıtır.&#8221; (Pallasmaa &amp; Holl, 2011)</em></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Mekansal algıyı kent ölçeğine taşıdığımızda Kevin Lynch ve Norberg- Schultz bu yönde çalışmalar yapmış, çeşitli hipotezler ortaya koymuşlardır. Lynch, kent mekanının algılanması için gereken ögelerin yollar, sınırlar, bölgeler, düğüm noktaları ve referans noktaları olduğunu saptamıştır. Norberg ise merkez veya yer, yön ve yol(süreklilik), alan veya ilgi alanı(sınır) kavramlarıyla kent ölçeğinde algının oluştuğunu savunmuştur. Lynch ve Norberg&#8217;in tanımlamalarına göre algıyı oluşturan bileşenlerin mekan içinde dolaşımına, mekandaki yönelimine, mekanlar arası kurulan bağlantıya göre tanımlayabilmesine bağlı olduğu belirlenmiştir. Mekandaki yönelim, geçirilen zamanla birlikte oraya karşı bakış açısı farklılaşabilir veya detaylandırılabilir. Bu gibi etmenler mekanı yaşamayı sağlar ve perspektif kazandırır. Hareket etmek, algıyı başlatır ve deneyimin kendisini oluşturur.</span></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p><strong>Kaynaklar</strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Lefebvre&#8217;in Üçlü Algılanan,Tasarlanan, Yaşanan Mekan Diyaletiği Yrd.Doç.Dr Adile Arslan Avar</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Hande Asar</span><span class="s2">, ( </span><span class="s1">2013 </span><span class="s2">), “</span><span class="s1">Mimari Mekân Okumasında Algısal Deneyim Analizinin Bir Yöntem Yardımıyla İrdelenmesi</span><span class="s2"><i>”</i>, </span><span class="s1"><i>YL</i></span><i> </i><span class="s1">Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Nilgün Sazak, (2008), &#8220;Müziksel algılamanın temel boyutları&#8221; Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi Cilt:5 Sayı:1</span></p>
<p>The post <a href="https://www.arkitektuel.com/mimaride-algi/">Mimaride Algı</a> appeared first on <a href="https://www.arkitektuel.com">Arkitektuel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.arkitektuel.com/mimaride-algi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12918</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mimarlıkta Kuramın Gerekliliği</title>
		<link>https://www.arkitektuel.com/mimarlikta-kuram/</link>
					<comments>https://www.arkitektuel.com/mimarlikta-kuram/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beyza Mert]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Oct 2018 13:12:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[alberti]]></category>
		<category><![CDATA[ayhan usta]]></category>
		<category><![CDATA[david hume]]></category>
		<category><![CDATA[john locke]]></category>
		<category><![CDATA[kuram]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık üzerine 10 kitap]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlıkta kuram]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[uğur tanyeli]]></category>
		<category><![CDATA[ülker seymen]]></category>
		<category><![CDATA[vitrivius]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.arkitektuel.com/?p=12467</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuram, kısaca belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin veya soyut bilginin, doğru olup olmadığı bilinemeyen ideaların bütünüdür. Ancak soyut bir kavramın kuramsal bir çıktıya dönüşebilmesi için yazıya dökülmesi gereklidir. Mimarlıkla ilgili her bilgi kuramını oluşturur ancak mimarlık tarihi belleğini oluşturması adına elde tutulur somut bir yargıya dönüştürülmesi gereklidir. Mimarlığı ele aldığımızda ise insanlığın özgün istekleri doğrultusunda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.arkitektuel.com/mimarlikta-kuram/">Mimarlıkta Kuramın Gerekliliği</a> appeared first on <a href="https://www.arkitektuel.com">Arkitektuel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuram, kısaca belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin veya soyut bilginin, doğru olup olmadığı bilinemeyen ideaların bütünüdür. Ancak soyut bir kavramın kuramsal bir çıktıya dönüşebilmesi için yazıya dökülmesi gereklidir. Mimarlıkla ilgili her bilgi kuramını oluşturur ancak mimarlık tarihi belleğini oluşturması adına elde tutulur somut bir yargıya dönüştürülmesi gereklidir.</p>
<p>Mimarlığı ele aldığımızda ise insanlığın özgün istekleri doğrultusunda doğan fonksiyon, sağlamlık ve estetik çerçevede şekillenen düzenleri oluşturabilme bütünüdür diyebiliriz. Mimarlığın sosyal, antropoloji, kültür, ekonomi ve bunun gibi birçok parametreyle olan ilişkisi onu çok boyutlu bir yapıya dönüştürür. Salt gerçek bulundurmayan kuram, mimarlığın bu yönüyle ilişkilidir. Belli bir fikir beyan eder ancak bu genel geçer, ispatlanamayan, birey ve zaman bazlıdır. Mimarlığın içinde olan tüm bu parametrelerin değişkenliğiyle kuramlar da şekil alır. Sürekli evrilir, dönüşür, genişler, karmaşık bir yapıya bürünür. Örneğin; bir sanatçının yakalamak istediği bağlam doğrultusunda yaptığı resmi herkesin farklı yorumlayabilmesi gibi. Sanatçının benimsediği bağlam burada reel mimarlıktır. Resmini içinde bulunduğu psiko-sosyal durumla somutlaştırır. Resmi yorumlayan herkesin görüşü farklıdır. Bu da sorgulayan, anlam arayan, kuramsal yaklaşan bir olgudur.</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>İnsan, hayatı boyunca belirsizlikten korkmuş ve anlamlandırma gayesine bürünmüştür. Geçmişte yaşanan doğa olaylarına tanrılar atayarak her olay için bu tanrılarla ilişiklik kurmuşlardır. İnsan kavramsallaştırmaya duyduğu ihtiyaçla bir şeyi sindirebilir duruma gelir. Bu anlamlandırmayı ise günümüzde mimarlık ve kuram ilişkisinde görebiliriz. Soyut bir düşünceyi somutlaştırmak ya da somut olanı soyutlaştırmak bizi elle tutulur bir sonuca götürür. Kuram, tek bir gerçeği ya da doğruluğu savunmaksızın mimariyle bir bütün oluşturduğunda daha anlaşılır bir hal alır. Var olanı anlamak adına kuram bir aracıdır. Kuramsal yaklaşım daha matematiksel, sistematik, belli bir şeye dayandırılan öngörmelerden oluşurken, reel mimarlık daha çok sosyal yönlüdür. Kuramsal düşünce dünyanın mimarlık- mimarlık dışında nasıl olduğunu ve neden öyle olduğunu sorgularken, reel mimari, yaratıcısı tarafından söylemsel bir düşünce ortaya koyar. Bu iki yaklaşım da yanlış değildir. Birbiri içinde zaten bağlantılıdır, her ikisi de birbirini kuvvetlendiren pragmatik savlardır.</p>
<p>Geçmişten günümüze birçok mimarlık kuramı ortaya atılmıştır. Çoğunlukla mimarların ele aldığı kuramlar daha çok rağbet görmüştür. Vitruvius&#8217;tan Alberti&#8217;ye kadar bir rehber niteliği taşıyan bu kuramlar, geçmiş ve günümüze ışık tutmayı sağlar. Ayhan Usta&#8217;nın da dediği gibi <em>&#8220;Mimarlık Üzerine On Kitap kitabı mimarlığın Kur-an&#8217;ıdır.&#8221;</em> Ancak bu izlenmesi gereken tek ve doğru yol gibi gerçekliğin göstergesi değildir.Örneğin; modern siyaset kuramının kurucuları olan Locke ve Hume&#8217;un düşünceleri de siyasetin bire bir işleyeceği bir düzeni iddia edemez. Bu bağlamda insan kendi düşünceleri doğrultusunda hem peygamber hem de tanrı olmalıdır. Gerçekleri tebliğ etmekte, hem de onları yeniden biçimlendirmelidir.</p>
<p>Kuram düşünülmüş şeyler üzerine tekrar düşünmektir. Mimarlık ve kuram birbirinden beslenmeli ve barınmalıdır. İki disiplin iletişim halinde olmalı ve uygulama-kuram, kuram-uygulama döngüsü süregelmelidir. Mimarlık tarihini ve ideolojiyi anlayabilmek için dönemin kuramlarına dönüp bakılmalıdır. Kullanılacak bilgiler, yeni yaklaşımlar, üslup-hareket üzerine yorumlar, tüm uygulama yaklaşımları kuramlarla birlikte ele alınmalıdır.</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-7726919867763439" data-ad-slot="4248055485"></ins> <script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p><em><strong>Kaynaklar</strong></em></p>
<ul>
<li><em>Söylem ve Kuram- Mimarlık Bilgi Alanının Sınırlarını Çizmek, Uğur Tanyeli</em></li>
<li><em>Mimarlık ve Kuram , Ülker Seymen</em></li>
<li><em>Mimarlığı &#8220;Sosyolojik Olarak&#8221; Anlamak , Aralık/2012</em></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.arkitektuel.com/mimarlikta-kuram/">Mimarlıkta Kuramın Gerekliliği</a> appeared first on <a href="https://www.arkitektuel.com">Arkitektuel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.arkitektuel.com/mimarlikta-kuram/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12467</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
