READING

Yıl Biterken: 2018’in En Dikkat Çeken 10 Ens...

Yıl Biterken: 2018’in En Dikkat Çeken 10 Enstalasyonu

Mastaba Londra / Christo

Mastaba Londra - Christo ve Jeanne- Claude

© 2018 Christo – Foto: Wolfgang Volz

Mastaba Londra, Londra Hyde Park’ın içinde bulunan Serpentine Gölü üzerine Christo ve Jeanne-Claude tarafından tasarlanmış bir enstelasyon. Tarihi Mısır mezarlarından ve mastabaların kesik piramit formundan esinlenilerek ortaya çıkan 20 metrelik yüzen heykel, Jeanne-Claude’un ölen karısıyla paylaştığı hayalin sonuç ürünü. 7506 adet renkli fıçının üst üste yerleştirilmesiyle oluşan ve yalnızca Jeanne-Claude’un kendisi tarafından finanse edilen enstalasyon, 3 ay gölün üzerinde kaldı. 7506 fıçının tamamı da yine sanatçının kendisi tarafından boyanmış. Enstaslayon hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

The Orb / BIG

The Orb / BIG

©Kai-Uwe Bergmann

BIG ekibi mimarları Bjarke Ingels ve Jakob Lange tarafından tasarlanan Küre (The Orb), dünyaca ünlü bir etkinlik olan Burning Man festivali için tasarlanmış. Dev, yansıtıcı özelliğe sahip sanat eseri, internette yürütlen kitlesel fonlama kampanyasıyla finanse edilmiş. Çöldeki sürekli kum fırtınaları nedenyile ekibin planladığı kadar parlak, yansıtıcı olamayan The Orb, alanda şişirilmiş bir aynalı balon. Çelik direklerle desteklenen dev balon, gündüz festivale gelenleri ve çölü yansıtırken; akşam da altındaki ışıklarla etkileyici bir toplanma mekanı yaratıyor.

Colour of Time / Emmanuelle Moureaux

Colour of Time / Emmanuelle Moureaux

©Daisuke Shima

Zamanın Rengi (Colour of Time) enstalasyonu Fransız sanatçı Emmanuelle Moureaux’nun, Japonya’daki Toyama Prefectural Museum of Art and Design isimli müzede bulunan tasarım, rengarenk bir sayı ormanı. Sergi mekanını, 100 katmandan oluşan ızgaralarda düzenlenmiş 120.000 rakam ile dolu bir sayı ormanına dönüştüren tasarım, zamanın geçişini görselleştiriyor. Moureaux, enstalasyonunda farklı renkleri günün farklı zamanlarını göstermek amacıyla kullanıyor. Git gide koyulaşan renklerden oluşan ızgaraların en sonu da geceye geçişi göstermek amacıyla siyah rakamlarla dolu.

Flooded Modernity / Asmund Havsteen-Mikkelsen

Flooded Modernity / Asmund Havsteen-Mikkelsen

©Asmund Havsteen-Mikkelsen

2018 Yüzen Sanat Festivali (The Floating Art 2018 Festival) kapsamında yapılan Suya Batmış Modernite (Flooded Modernity) enstalasyonunda Mikkelsen, Le Corbusier’in en ünlü yapılarından biri olan Villa Savoye’un bir köşesinin 1:1 replikasını suya batırdı. Yarısı Theejel Fiyardu’nda suya batırılan heykel Brexit, Donald Trump, The Cambridge Analytica gibi güncel sosyopolitik olaylara ve sosyal medyanın demokratik seçimleri manipüle etmek için kullanılışına ‘batan’ bir yorum aslında. Asmund Havsteen-Mikkelsen, modern toplumun desteklerinin tehlikede olduğunu ve tamamen batmadan bir şeyler yapılması gerektiğini vurguluyor.

Temple Galaxia / Arthur Mamou-Mani

Temple Galaxia / Arthur Mamou-Mani

©Jane Hu

Burning Man ismini festivalin son gününde temsili bir kuklanın (the Man) yakılmasından alan bir festival. Tapınak da kukla gibi festivalin son gününde kukladan sonra yakılıyor. Festivalin en önemli noktalarından biri olan tapınak, katılanların kişisel mesajlarının yapının gövdesine kazındığı bir yer olarak iyileşme, duygusal deneyimleri paylaşma ve yanarken diğer katılanlarla ve kişinin kendisiyle iletişimine imkan veren bir mekan. 2018’deki Burning Man için yapılan tapınak da Arthur Mamou-Mani tarafından tasarlanan Temple Galaxia. Galaxia, Isaac Asimov’un Foundation serisindeki Gaia’dan esinlenerek tüm canlıları tek bir yerde birleştiren bir evren dokusu olarak kurgulanmış. Enstalasyon, 20 ahşap kafesin spiral oluşturarak yerde yüksek bir noktada bir araya gelmesiyle oluşturulmuş. Üçgensel kafesler, Galaxia’nın 3D yazıcıyla elde edilmiş birleşme çemberini yani strüktürün merkez noktasını (kalbini) taşıyor. Ahşap modüller insanların huzur içinde yazabilecekleri küçük çardaklar oluşturarak incelerek gökyüzüne doğru yükselip mandala (bütünleşme çemberi) kısmını meydana getiriyor.

Trump Baby / Matt Bonner

Trump Baby / Matt Bonner

©ABC News

“Onun mizacında biri için uygun bir sembol gibi geldi. Alaycı bir tavır kullanarak tasarladık çünkü Trump’ın anladığı dil bu.” Matt Boner

Trump Baby balonu, sanatçıya göre Donald Trump ile kendi anladığı dilden iletişime geçme çabası. 6 metre yüksekliğindeki balon, Amerika Birleşik Devletleri başkanı Trump’ın Birleşik Krallık ziyareti sırasında Londra’daki Houses of Parliament binasının tepesinde uçuruldu. Enstalasyon, halkı bu ziyarete olan tepkisini yansıtan ve Londra belediye başkanı Sadiq Khan’ın onayıyla yapılan bir tasarım. 

Moving Creates Vorticles Create Movement / TeamLab

Moving Creates Vorticles Create Movement / TeamLab

©Ikkan Art Gallery

Japon sanat kolektifi TeamLab, dijital enstalasyonlarıyla üne ulaşmış bir ekip. 2018’de birçok yayına konu olan ekibin en dikkat çeken enstaslayonlarından biri Moving Creates Vorticles Create Movement. Melbourne’daki Victoria’nın Ulusal Galerisi’nde (National Gallery of Victoria) bulunan tasarım, girdaplar yaratan ‘üç boyutlu ve duyarlı’ ışıklarla üretilmiş. Işıklar odanın içindeki insanların hareketlerine göre şekilleniyor, odadaki biri bir noktaya ilerleyince bir güç uygulamış oluyor ve böylece bir akıntı yaratılıyor. Enstalasyonun bulunduğu oda da aynalarla kaplanmış -hareket odanın her yerine yansıtılıyor.

Coralarium / Jason Decaires Taylor

Coralarium / Jason Decaires Taylor

©Jason Decaires Taylor

Maldivler’deki Sirru Fen Fushi adasında bulunan heykeller, bir su altı sanat müzesinin parçası. Sanatçı ve çevreci Jason Decaires Taylor tarafından tasarlanan enstalasyon, adadaki ilk mercan yenileme projesi. Paslanma çelik elemanlarla yaratılan enstelasyon, projenin ilk aşaması olarak tamamlanmış. Müze batırılmış galeri mekanları, su üzerindeki heykeller ve yarısı batırılıan heykelleri barındırıyor. Proje, su seviyesinin yükselmesi sonucu yok olan mercanlara dikkat çekmeyi amaçlıyor.

MINI Living – Built By All Exhibition / Studiomama

MINI Living – Built By All Exhibition / Studiomama

©Dezeen

“Bir yaşam alanının kalitesi, içinde yaşayanın mekanı ne kadar kimliklendirebildiğiyle alakalı. MINI Living – Built By All, insanları aktif tasarımcılara dönüştürüyor ve onları tasarım sürecinin merkezi haline getiriyor.” MINI Living kreatif direktörü Oke Hauser

MINI’nin Londralı mimarlık firması Studiomama ile işbirliği sonucu ortaya çıkan sergideki enstelasyonlar, küçük, modüler ve kişiselleştirilebilir yaşam alanları. Milan Tasarım Haftası (Milan Design Week) kapsamındaki sergide, eski bir fabrika içinde, modüler sisteme dayalı farklı yaşam tarzlarına adapte edilebilecek küçük evler bulunuyor. Enstalasyonlar, esnek modüler sistemlerin sahiplerine uyumlu şekilde tasarlanabileceklerini göstermeyi hedefliyor.

Zero Wate Bistro / Finnish Cultural Institute

Zero Wate Bistro / Finnish Cultural Institute

©Nicholas Calcott

Sıfır tık Bistro (Zero Wate Bistro), İskandinavya’daki ilk sıfır-atık restoran. Geri dönüştürülmüş yemek kutularından üretilen geçici restoran, tüm atıklarını gübreleme için kullanıyor. Enstelasyonun hedefi, döngüsel ekonomi tasarımcılarını, mühendislerini ve mimarlarını teşvik etmek ve atık yönetimi ile su tasarrufu hakkında düşündürmek. Tasarım, NYCxDesign etkinliği çerçevesinde düzenlenen WantedDesign sergisi için New York’a götürülmüş.


RELATED POST