READING

Düzlemsel Ev

Düzlemsel Ev

Düzlemsel Ev / Studio MK27

©Fernando Guerra | FG+SG

Mimar: Studio MK47 | Marcio Kogan
Yer: Porto Feliz, Brezilya
Yapım yılı: 2018

Brezilya’nın São Paulo dışındaki tepelerinde, Brezilyalı mimarlık firması Studio MK27 tarafından tasarlanan bu 10.763 metrekarelik çağdaş ev, büyük bir çim çatı ile peyzaja karışıyor. Düzlemsel Ev (Planar House), stüdyonun birçok projesinde de sıkça araştırılan ve denenen “yataylıkta radikal bir alıştırma” olarak tasarlanmış. Düzlemsel Ev, varlığı hacimsel olmaktan daha çok uzun bir ayak izine sahip, açık peyzajda geniş bir çizgi. Doğaya entegre edilmiş, iki beton plaka arasına sıkıştırılmış modern ev, beş kişilik bir aile ve misafirleri için bir hafta sonu evi olarak tasarlanmuş.

Düzlemsel Ev / Studio MK27

©Fernando Guerra | FG+SG

Düzlemsel Ev, bulunduğu alanın en yüksek noktasına gizlice yerleştirilmiş ve yapının mevcut topografyaya uyum sağlamasına özen gösterilmiş. Tepede bulunan arsaya yapılan bu tip bir yapı, binanın beşinci cephesi olan çatı katının tasarımına özen ve ekstra dikkat gösterilmesini gerektirmiş. Bu, güneş panelleri ve tavan pencereleri gibi, oraya yerleştirilecek ekipman seçiminde ve kompozisyonunda Studio MK27 ekibinin özenli bir süreç geçirmesini gerektiriyor. Evin sahip olduğu yeşil çatının, çevredeki çim alanı taklit etmesi hedeflenmiş ve evdeki termal konforun da bu şekilde artması sağlanmış. Yeşil çatı, eve ek bir  merdivenle erişilebilir olarak tasarlanmış.

Düzlemsel Ev / Studio MK27

©Fernando Guerra | FG+SG

Düzlemsel Ev’de yapısal olarak, kirişler tarafından desteklenmeyen ancak doğrudan üç eksende modüler olarak dağıtılan sütunlar tarafından desteklenen, sağlam bir platform döşemeyi oluşturuyor. Haç şeklindeki metalik sütunların, Mies van der Rohe tarzı mimarinin zarif oranlarına saygı göstermesi önemsenmiş. Tasarım sürecinde 1920’lerin modernizminden esinlenen yapı, evin zıt uçlarındaki metal sütunlar dışında tamamen betonarme, yerinde dökme betondan yapılmış.

Düzlemsel Ev / Studio MK27

©Fernando Guerra | FG+SG

Çatının altında, birinde hizmet alanları, spor salonu, tv ve oyun odalarının olduğu, diğerinde beş adet yatak odası bulunduğu, bu şekilde programların dağıtıldığı iki kutu oluşturulmuş. Oturma odalarına evin en uç noktalarında yer verilmiş ve tüm evi bir terasa dönüştüren, sürgülü cam kapılarla tamamen açılabilir veya kapatılabilir olacak şekilde tasarlanmış.

Kuzey-güney doğrultusunda uzayan koridorlarıyla programatik olarak doğu ve batı şeklinde ikiye ayrılan ev, tamamıyla açılabilen cepheleriyle dışarıya her noktadan açılabiliyor. Mimarlar, “Fikir, iç ve dış arasında tam bir entegrasyona sahip olmaktı” diyor. “Bu nedenle evin, iki tarafı, kapı çerçeveleri açıldığında üstü kapalı teraslara dönüştürülmüş oturma odalarına sahip.”

Düzlemsel Ev / Studio MK27

©Fernando Guerra | FG+SG

Düzlemsel Ev’in iç mekanında alçak ve masif ahşap mobilyalar kullanılmış. Evin mekan düzenlenmesi, mobilyalarla paneller arasında serbest dolaşım için yeterli bir alan bırakmış ve bu sayede evin içerisindeki her bir parçanın tekil olarak okunabilmesi sağlanmış. Bütün bu hacmin içinde tekil algılanabilen, iç mekan ödelerinin en dikkat çekeni ise döşemeden sarkan yarı saydam çok renkli bir sandalye. Bu sandalye, içeride dikkatin odağı haline gelerek; sarkan haliyle evin yataylığına tezat bir dokunuş yaratıyor.

Düzlemsel Ev / Studio MK27

©Fernando Guerra | FG+SG

Düzlemsel evin dikkat çekici noktalarından biri de evin dışarısında evi saran tuğla duvar. Doluluk ve boşluk oluşturacak şekilde düzenlenmiş bu tuğla duvar, dikey bir rüzgar kesici. Duvar binanın formal ve sert kompozisyonunu, araziya yayılan uzun, yatay ve keskin açılı hacmini çevrelemiş. Bu duvar Studo MK27 ekibine göre, paradoksal olarak, iç ve dış alanlar arasındaki farklı ilişkileri tanımlıyor. Rüzgar kesici tuğla duvar, vvin dik köşelere sahip hacmini dışarıda kıran bir öge olarak görülebilir. Tuğla duvara daha fazla denge sağlamak için duvarın iç kısmına da beton ve çelik donatılar yerleştirilmiştir.

Düzlemsel Ev / Studio MK27

©Fernando Guerra | FG+SG

Genelde bölünme ve izolasyon sembolü olan duvar, bu projede, zaman zaman içbükey ve bazen dışbükey olarak, giriş bahçesini kucaklamış ve şeffaflık yaratmanın yanı sıra caddeden koruma sağlamış. Estetik bir ögeye dönüşen duvarın yanında tuğla dokusu sıcak bir atmosfer yaratırken gün içinde evin iç mekanına kinetik etkilere sahip ışık filtreleri oluşturuyor.


RELATED POST